9 Haziran 2009 Salı

msg - namı diğer mono sodyom glutamat

MSG NEDİR?...

MSG adında bir yiyecek katkı maddesi var.

MONO SODYUM GLUTAMAT

Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel olarak algılanmasını sağlıyor.

Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor.

Hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyor.

O yüzden gıdaüreticilerinin bir çoğu MSG'yi karlı olduğu için kullanıyorlar.

MSG ZARARLI MI ?

Buna okuduktan sonra siz karar verin.
Bu madde Nörotoksin.

Sinir hücrelerine zarar veriyor.
Merkezi sinir sistemi tahribatı ve buna bağlı olarak

ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalıkları,

SARA(Epilepsi) Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı)

Yağbirikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite.

Büyüme hormonu baskılanması. Pankreas hasarı, insülinde artış, ve buna bağlı diyabet.

Böbrek ve karaciğerde ciddi hasarlar..

Bu madde hamilelerde plasenta bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki bebek de aynı tahribatlaramaruz kalıyor.
Özellikle çocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği CİPS'lerde çok kullanılmakta.

Hazır köfte harçları, Et suyu tabletleri, Hazır çorbalar, Dondurmalar, renkli yoğurtlar ve benzeri bir çok üründe var.

Şimdi diyeceksiniz ki, Madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar?.

Küreselleşen dünyada, ticaret de küreselleşti.
Küresel ticaret devleri insaf, merhametgibi duygularla asla çalışmaz.

Onların amacı çok kar etmek, çok daha büyümektir.

Bu mamuller, al benisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulur.

Televizyon, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkçarastlarsınız.

Sadece maddesel tadıyla değil, görsel yollar ile de beyinlerimize kazınır adeta.

Basit bir hesap yaparsak, ucuz zannedilen bu ürünleri çok pahalıya tükettiğimizi görürüz.

Mesela Cips. Semtpazarlarında 3 kg . patatesi 1TL'ye alabilirsiniz.

Oysa ki 50 gram CİPS 1 liradır.

Yani 1 kg . Cipsi, 20 ytl.den tükettiğimizinfarkında bile değiliz.

Olumsuz etkileri de cabası.

Bu mamulleri üretenler !....

Kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler.

Onların gıdaları organik ve doğaldır.
Son zamanlarda organik tarım yapan çok güçlü özel şirketler türedi,burada itina ile yetiştirilen ürünleri
semt pazarlarında göreniniz var mı?

Veya ucuza satılanını bileniniz var mı?

Ben henüz rastlamadım.
Gelelim genel sağlık boyutuna;Son 25 yıla dikkatle göz
atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına
bağlı yaşamaya mahkum edilenler, çok küçük yaşta
şeker hastalığı iletanışan çocuklar, obez çocuklar,
asabi çocuklar, 9-10 yaşında buluğçağına girenler,
çeşitli nedenlerle engelli doğanlar ve bu sayının
ülke nüfusunun % 12'sine çıkması ve benzerleri.Ve
sizlerinde aklınıza gelebilen yeni hastalıklar.
Hastalıklarıüretenler, ilaçlarını da ihmal etmediler.
Bu da madalyonun diğer karlı yüzüdür. Karbondioksitli
meşrubatlardan, sakıncalı hazır gıdalara varana kadar
bir çok yerde çeşitli uyarılar yazıldı, çizildi.
Durumun ciddiyetini anlayabilenimiz var mı?
Bu sorunun cevabı, tüketim miktarıdır.

Şimdiki eğitim sistemimiz endüstri, tarım, genel kültür alanındayetersiz kaldığından, yeni nesiller tehlikenin farkında değildirler.
Emperyalist devletler, egemen olmak istedikleri toplumun eğitimli olmasını istemezler.

Onlar için önemli olan kendi halkları ve elde edeceği yeni sömürü kaynaklarıdır.

Her yıl eskiyen, yaşam kaynaklarıazalan, küresel ısınma ile kuraklık tehlikesi yaklaşan bir dünyada, Küresel güç olan emperyalist
devletlerin acımasızlığının arttığı bir
dünyada, Dengelerin ve haritaların değiştirilmek
istendiği bir dünyadayaşadığımızı asla
unutmamalıyız. Dünyanın en güzel coğrafyasında
yaşadığımızı da asla unutmamalıyız.
Gelin bu güzelim gezegenimize ve yaşamımıza hep beraber sahip çıkalım.

YARIN ÇOK GEÇ OLMADAN !..... LÜTFEN ... MÜMKÜN

1 yorum:

  1. sağol arkadaşım paylaşımın için ,iyide sağlık bakanlığı neden ilgilenmiyor insan sağlığı bu kadar ucuzmu gerçi ateş düştüğü yeri yakıyor

    YanıtlayınSil