1 Şubat 2011 Salı

teknoloji özürlü ben , özürlü teknoloji

öyle böyle özür değil yahu :)

resmini arayıp da bulayım dedim, modelini bile bilemiyorum. seneler boyunca aynı telefonu kullanırım ben, bana göre sadece evet/hayır komutları ve telefon etmek için rakamlar yeterlidir.

ha bir de mecburen sms göndermeyi öğrendim, sütçüm her hafta bana çiftlikte neler olup bittiğini haber veriyor, benim de ağzım kulaklarımda ya da vah vah ederek süt ısmarlamam gerekiyor cevap vererek.

7/24 bağlantıda kalmak işin bir parçası, denizcilik sektörü çalışanları az buçuk kabullenmiştir sanırım, malum gemiler yılbaşında da çalışıyor, bayramda seyranda da...

gelelim benim özürlülüğüme.

bu yeni telefonların - polyanna mantığıyla tabi - "radyosu da aman pek güzelmiş " diyerek içimi soğutuyorum.

pazar günü hatta sabah sabah radyosu eşliğinde hazırladım kahvaltıyı falan. ama ne olduysa pazartesi sabahı oldu. günlük erzağı yükledim, yemek/salata/peynir ıvır,zıvır kapıdan zor attım kendimi dışarıya.

kulaklığı taktım, radyo dinleyerek yürüyeceğim.
- tısss

bozdun,üstelik sadece 24 saat sürdü Nalan! diye kendi kendime kuru kafaları sıralıyorum :(

ne halt ettiğimi anlayıp da düzeltmek kısmı 30 saat sürdü :)

sistem sesini titreşim olarak değiştirmişim, nasıl becerdim o kısım halen muamma.
telefon çalınca çantanın içinde balık gibi kıpır kıpır, o aşk çocuğu modundaki zil sesi de yok. e tabi radyo da çalıyor ama cinlere perilere...

düzelttim, şimdi kulağımda sesiyle yazıyorum. ofiste uzun saatlere eşlik edecek :)

gelelim teknolojinin özürlü olduğu kısma.

bu cihazlar skype sistemini çalıştırdığı iddiası ile alındılar.

ben de yükleyeyim dedim, dün akşam epey cebelleştim. nasa'da profesör olsam bir füze fırlatılırdı o kadar çabaya, neyse en son cihaz üzerinde görünen mesaj aşağı yukarı şu:

" bu telefon skype için uygun değildir, çalışmalarımız sürmektedir. " falan felan

:)

özlemaki'nin dediği gibi taktım kulaklığı, asıldım küreklere, kara göründü ileride. bir tropikal ada, hatta palmiyeler.
ben bu düşüncelerle sırıtırken farkediyorum aslında ofisteyim :)

geçer elbet bu zamanlar da geçer...

8 yorum:

  1. hıııhh hııııhhh sankim kendimi gördüm :))) bak bu konuda baya benziyoruz birbirimize Nalancım :)))ben de büyük bir ümitle bekliyorum bu zamanların geçmesini...

    YanıtlayınSil
  2. her yeni teknolojik zımbırtıyla ilgili ilk hatıra "bu alete sinir oldum!"dur, hiç şaşmaz; kendimden biliyorum. hayırlı olsun bu arada :)

    YanıtlayınSil
  3. Ayna tutuyoruz birbirimize :)
    Boyle zamanlarda benim ufaklik -eh artik pek de ufak degil- sorunu saniyede cozunce daha da sinirleniyorum. Istersen klonlayip 1 tane Yunusaki gonderebilirim acil tarafindan, mutfak islerinden de anliyor, her eve lazim :)

    YanıtlayınSil
  4. minimalistim,
    benziyoruz birbirimize orası kesin. ama geçecek mi bu zamanlar ben bir gün umutlu, ertesi gün tepemde şimşekler :(
    hadi bakalım.

    YanıtlayınSil
  5. mefisto,
    sevmiyorum zımbırtıları, yalan yok.
    hayırlı olsun demişsin anlamadım vallahi, kusuruma bakma ne olur :)

    YanıtlayınSil
  6. özlemaki,
    ah o Yunusaki'ler olmasa bu dünyanın köküne kibrit suyu!!!

    YanıtlayınSil
  7. insanın alıştığını kullanmasının rahatlığı kadar güzel bişey yok. tabi yeniye alışınca durum değişiyor :) anlaşıldığı üzere yeni bir telefon almışsınız, hayırlı olsun, güle güle kullanın...

    YanıtlayınSil
  8. mehmet bey,
    metazori oldu biraz, bana kalsa ben hiç telefon istemedim. şirket zorla verene kadar hattım da olmadı.
    ama anladılar tatlı su kurnazı olduğumu, akşam 6'dan sonra arazi :)
    ah ah, eksi güzel günler :)

    YanıtlayınSil