12 Temmuz 2011 Salı

Bodrum Bodrum...



Zannetmeyin Bodrum gecelerine aktım da ondan mırıldanıyorum.
Hayır ucundan bir girdik gecenin içine ama ertesi gün dalış var, fazla yaymadan toparlandık :)
Akşam 8 Kızıltoprak Ayışığı kalkış, patilerim popoma vura vura koştum. Cuma akşamı o saatte taksi durağına telefon etmeyin vakit kaybı.
Hem insanın yüreği de hop ediyo. Eyvahlar olsun kaldık, kaçırdık dalışı diye. Gerek yok, bünyeye zarar.
Kapının önünden vızır vızır geçiyo taksiler, atladım yetiştim.
Bodrum candır. Ne kadar canına okumaya çalışırlarsa kar değil, elleri kırılsın ama yine de ortalığı betona kesiyorlar her daim.
Denizle insanı ayırmak için inşa edilmiş koca koca duvarlar, kim kalıyor ki bu dünyaya kazık çakıp.
Ulan diyorum içimden, bundan 5000 yıl önce de yaşadı insanlar burada. Ondan beridir doydu insanoğlu güneşe de denize de. Kimin malını kimden kaçırıyorsun?
İlk gün dalıştan önce ( yaklaşık 11 saat yoldan sonra ) Bafa Gölü'ne nazır mis gibi kahvaltı. ama illa kızarmış ekmek. Oh!
Cumartesi sabah dalışı "check dive". Malum kim ne durumda kontrol amaçlı. Ama kilo almak iyi gelmemiş ki elbise kastıkça kastı. Üstelik 3 mm. Millet 5 mm + 5 mm giyiyor, beni 3 mm delirtti.
Ayaklarıma kramplar giriyor habire, tekneye çıkınca elbiseyi üzerimden atamıyorum, deseni çıkmış derime. Brrr.
İkinci gün kafam çalıştı neyse, 0,5 mm elbise içine de bir içlik. OHHHH. Dünya varmış meğer.
32 metrede uçak batığı, bol bol orfoz ve yavruları. Bir de akyalar ama bir tane baba akya gördüm, resmen ne oluyo demeden kıvrıldı gitti uçurumun kenarından.
Ben resifin biraz uzağındaydım o yüzden göz ucuyla görebildim. Bilmem arkamdakiler görebildi mi?
Saygılar bizden baba akya'ya.
Resimlerin ilkinde en sağda palet çırpan ben. İkincisinde de zincirlik deli izlenimi verir gibi zincire doğru uzanan yine ben!
Dua ediyorum hem sağlık hem bereket için. Ama son bir yıldır da bol bol dalışlar için :)
Bu arada Bodrum'da henüz apaçi sezonu açılmamış. Efendi efendi gittik rock barımıza, güzel sohbet de ettik, turladık da. Paşa paşa döndük otelimize.

8 yorum:

  1. Biz de Bodrum'da çekim yaparken sakindi ortalık. Hatta bazı yerler fazlaca sakindi! Ne güzel yapıyorsun be Nalan. Dalmak bambaşka bir dünya açıyor insanın önünde. Ben de dalsam herhalde denizin dibinden korkmamayı öğrenirim!

    YanıtlayınSil
  2. Nalan , biz de pazar günü gidiyoruz Bodrum'a...Senin gibi sakin yerlerinde olamayacağız malesef...sen su altında kafa dinlemişsin ne güzel:))
    Bu kez gitiğimiz yerde en bol olan şey ingilizmiş, geçenkinde de Almandı...ne oldu bu Bodrum'a parsellendi mi ya...
    Öptüm çok

    YanıtlayınSil
  3. Dalış yapabilenlere sözümüz yok.Allah içine sindirsin canım.Arasıra beni de düşün deniz dibinde, benden de selam söyle gördüklerine.sevgilerimle tontini.

    YanıtlayınSil
  4. Tijen,
    Ah bir dalsan o zaman çıkmak istemeyeceksin.
    Kim çekecek programı sonra?
    Bambaşka bir dünya açtığı da doğru, ben 30 umdan sonra akıl edebildim, ama en azından hiç keşfetmemiş değilim :)

    YanıtlayınSil
  5. Lale,
    Geçen seneye oranla hem su altında hem de su üstünde keyif keyif kafa dinledik. Sadece gidiş/dönüş yol kısmı yordu o kadar.
    Globalleşmeye ses çıkarmıyoruz da, ama kaymağı da hep başkalarına gittikçe üzülüyor insan. Ben ulaştım, sen de ulaştın ama kendi ülkesinde duvarların ardından denizi görmek ne demek?

    YanıtlayınSil
  6. Sufi,
    Nasıl mutlu ettin beni anlatamam. Daha da mutlu edeceksin güzel haberlerinle. Hiç kuşkun olmasın, içimden gelerek hepimiz adına bol bol selam ediyorum ben tüm canlılara.
    Tontinim, sen ne iyi ettin. Hep iyilikler yanında olsun :)

    YanıtlayınSil
  7. ohhhh benim yerime de selam çak epeyidir evlerinde göremediğim Orfoz lara.

    Dalmayı özlemiş anne Çiğdem

    YanıtlayınSil
  8. Kıskançlıktan çatlıyorum burada:) Dalışın bol olsun hocam! Akyalar'a ağır selam.

    YanıtlayınSil